Anasayfa | İletişim | Site Haritası | Arama
  
   
 

BU ÜLKEDE PARAMEDİK OLMAK



Prof. Dr. Cuma YILDIRIM
yildirimca@hotmail.com

 Bu serüvene bizlerle birlikte başladılar. Onların da görev tanımları, ne oldukları, ne yaptıkları ya da ne yapacakları ilk zamanlarda bilinmiyordu. Onlar da uzunca bir süre ciddi kimlik sorunları yaşadılar…

***

Sağlık sektöründe iki tür çalışan vardır. Genelde birisi ne yapılacağına karar verir. Diğerleri de bu verilen kararı uygular. Kısacası birileri doğru işleri yapar. Diğerleri de bu işleri doğru yapar…
 
Doğru işleri yapanlar, ya da yapılacaklara karar verenler genelde doktorlardı. Diğer beyaz önlüklüler de (Gerçi artık beyaz önlük de kalmadı. Kimisi yeşil, kimisi mavi kimileri lacivert... Her renk var) bu verilen kararları usulüne uyun şekilde uygularlardı.
 
Bu döngü ülkede Paramedik eğitiminin başlaması ile bir miktar değişikliğe uğradı. Artık 7 yıllık tıp eğitimi almayan bir grup da yapılacaklara nispeten karar verir hale geliyordu…

***
İyimiydi yoksa kötü mü? Bunu aslında biz de bilemedik... Onlarda... Ancak bir gerçek vardı ki her ikimiz de aynı gemideydik. 1993’lü yıllarda başlayan acil tıp uzmanlığı (O zamanki ismi le ‘İlk ve Acil Yardım Uzmanlığı’) ve paramedik eğitimi uzunca bir süre var oluş mücadelesi verdi…

Acil Tıp Uzmanlığı ve paramediklik mesleğinin başlaması ile acil servislerde ve ambulanslarda çalışan pratisyen hekim arkadaşların yetki alanları daraldı. Bu da onları rahatsız etti. Uzman hekimler acil servislerde rahat at koşturamamaya başladılar. Ayrıca ambulans şoförü gibi yardımcı sağlık personelinin 'Rahatları’ bozuldu.
 
Elbette hem bizi hem de paramedikleri o zamanın ‘Acil Servis ve Ambulans Baronları’ pek sevmediler.
 
Evet, sonuçta yanlış da olsa yürüyen bir sistem vardı. Her ne kadar bu sistem hasta lehine işlemese de... İşliyordu işte...

***

İşte o yıllarda olanlar oldu. Bu var oluş mücadelesi içinde acil tıp uzmanları ve paramedikler başlangıçta epeyce 'dost' edindiler. Bu dostlar elbette düşman başına 

Sistem hem bu insanlardan (Acil Tıp Uzmanları ve Paramedikler) vazgeçemiyordu. Hem de onlara itibar ve yetki vermek işlerine gelmiyordu. Çünkü sağlık sisteminin en problemli yerinde çalışmayı kendilerine meslek edinmişlerdi. Şöyle bir bakıldığında Pek de ‘akıllı’ tipler değillerdi aslında. Çünkü bu alanlar uyumsuz, işinde başarısız, sistemin dışladığı her türlü personelinin sürgün yerleri idi. Ancak her şeye rağmen buralar birilerinin kayıt dışı da olsa ‘kendince’ rant elde ettiği yerlerdi.

Ancak yapacak bir şey yoktu. Zaten sürgünde doğmuşlardı. Daha nereye sürebilirlerdi ki… Orası burası idi…
 
Her neyse bir süre sonra bu insanlar zoru başardılar ve buralarda tutundular. İdareciler ve paydaşları her ne kadar sevmeseler de elleri mecburdu…

***

Neyse biz yine paramediklere dönelim. Evet, ilk yıllarda belli bir kimlik arayışı içinde bazı hatalar da yaptılar aslında. Hiç unutmam ilk yıllardı. Yıl ya 1996 ya da 1997. İzmir fuarında kongre yapıyoruz. (Vay be... Biz nerelerde neler yapmışız.) Ders arası dışarıda hava alıyoruz. Bazı arkadaşlar sigaralarını tellendiriyorlar. O yıllarda da paramedik okulları yeni mezun verdi. Ancak arkadaşlar henüz atanamadılar…İş bulamadılar…

Bir Paramedik arkadaş... Elbette yaşı da doğal olarak bizden 6–7 yaş daha küçük... Bizimle tartışmaya başladı... Bir süre sonra tartışmanın dozu arttı... Paramedik arkadaştan hakaretler yükseldi…

Neyse ki tatsız bir şey olmadan arkadaşı uygun bir dil ile ortamdan uzaklaştırdık


 
Tartışmanın konusu ne mi idi?
 
’Paramedikler acil tıp uzmanlarından daha iyi hasta bakar. Paramedikler doktorlardan daha becerikli daha bilgili, daha tecrübelidir. Neden işsiz kalmalılar. ‘
 


Elbette artık böyle değil. Görev tanımları, yetki ve sorumluluklar daha net…Paramedik arkadaşlarımızın ayakları yere daha sağlam basıyor. Acil sağlık hizmetlerinde bizim en önemli ve güçlü partnerlerimiz…


Her neyse... Biz bu arada Erciyes Üniversitesi’nde paramedik proğramının kuruluşunda görev aldık. Ayrıca 1-2 yıl derslerine de girdik. 2000’li yıllarda Gaziantep Üniversitesi’ne başlayınca üstün gayretlerim ve kulis çalışmalarım ile acile Kayseri'de kendim mezun ettiğim 3 paramediği sözleşmeli kadrodan işe aldım. İki yıl asistan alamadığım için bu arkadaşların bana çok faydası oldu. Ancak problem şu idi ki bu arkadaşları temizlik şirketi kadrosundan sözleşmeli olarak çalıştırıyorduk. O yıllarda sözleşmeli kadroda çalışan bir sağlık personeli 110 dolar karşılığı Türk lirası aylık ile çalışıyordu.

Paramediklerden birisinin adı Fazlı idi. Kendisi Giresun'lu idi. Bir gün yanıma geldi. İşten ayrılacağını söyledi. Babası gelmiş. Adamacağız her ay para göndermekten bıkmış. Fazlı’yı alıp Giresun'a götürdü. Böyle kendisine maliyeti daha az oluyormuş.

Bu arada Gaziantep Üniversitesi’nde de paramedik eğitiminin başlamasına öncülük ettik. Halen de eğitim olarak destekliyoruz.

***

2002’li yıllarda Sağlık Bakanlığı’nın Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile paramediklerin yıldızı bir anda parladı. Aile Hekimliği’nin önem kazanması, pratisyen hekimlerin ambulanslardan çekilme kararı ile paramediklik popüler bir meslek haline geldi.
 
Neden mi... Eğitim süresi kısa… Liseden sonra 2 yıl içinde göreve başlıyorsunuz… Özel hastanelerde yok satıyorsunuz… Parası iyi…

***

22 Aralık dünya Paramedik günü. Bir özel Üniversitenin bu vesile ile yapmış olduğu bir etkinlikte hasbelkader bir konuşma yaptık. Sayın Yrd. Doç. Dr. Semra Çelikli hanımefendi... Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ilk paramedik proğramının açılmasında görev almıştı. Şimdi emekli olmuş. Bu üniversitenin Paramedik proğramının kuruluşunu üstlenmiş. Kendisi ile yıllar önceden tanışırız. Çok hanımefendi ve çalışkan bir hocamız. Güzel şeyler yapıyor. Umarım iyi şeyler olur… Tebrik ederiz…

***

Biraz da çuvaldız…
 
Elbette her şey tozpembe değil. Problem çok. Bizim paramedik proğramındaki öğrencilerin tamamı dikey geçişle bir sağlık lisesinden gelmişler. Sağlık konusunda alt yapıları var. Bazı açılardan bu çok iyi…

Ancak bir problem var. O da arkadaşların tamamı zaten bir yerlerde çalışıyorlar. Ya nöbetten çıkıp derse geliyorlar. Ya da desten çıkıp nöbete gidiyorlar. Derste de uyuyorlar…

Dolayısıyla canla başla kendilerini derse vermiyorlar. Onlar için anlattıklarımızın çok önemi yok. Zaten kulaktan dolma yalan yanlış bazı şeyleri öğrenmişler bunların kendilerine yeteceğine inanıyorlar.

Bizden istedikleri tek şey diploma…

***

Gelelim özel üniversitelere…

Buralarda da problem çok... Hem de çok çok...
 
Elbette iyi olanları tenzih ediyorum… Ancak demirbaşında bırakın sağlık tesisi bir adet steteskopu bile olmayan üniversiteler hemşire, radyoloji teknisyeni, diyetisyen, fizyoterapist, paramedik yetiştiriyor. Öğrenciler otobüslere doldurulup bir hastaneye staja gönderiliyor.
 
Nitekim geçen haftalarda bir eğitim kazası oldu. Belki duymuşsunuzdur… Ancak hiç gündem olmadı. İstanbul’da bir özel üniversitede hemşirelik okuyan bir öğrenci kendine SÜT enjekte etti…

Bence bu olay iyi irdelenmelidir. Sağlık personeli yetiştirmek çocuk oyuncağı değildir. Daha dikkatli olunmalı…

***

Bu arada bir yıl daha bitti…

Niyazi-i Mısri’nin bir şiiri ile bitirelim. Malum bugünlerde Osmanlıca moda…

Günde bir taşı bina-yı ömrümün düştü yere

Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber

***

 

Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlar sağlık mutluluk ve huzur dolu bir yıl dilerim…

Bu makale 15663 kez görüntülenmiştir.

Yorumlar


Yazarın Diğer Köşe Yazıları

Köşe YazısıTarih
ŞU LAHMACUN OLAYI 10.07.2015
DEVİR-TESLİM 22.06.2015
Başkan tarafından kaldırılmıştır. 12.06.2015
THE TIME IS BRAIN (ZAMAN BEYİNDİR) 01.06.2015
TUK-MOS ve düşündürdükleri... 08.05.2015
SEÇME VE SEÇiLME HAKKI 07.04.2015
LEVEL 21.01.2015
KOD ADI: YARGIÇ 15.01.2015
‘KONGREYE GİTTİM’… ‘DÖNÜCEEM’… 01.12.2014
KABUL EDİLEBİLİR RİSK YA DA EDİNİLMİŞ ÇARESİZLİK 24.11.2014
ALTERNATİF-SİZ TIP 27.10.2014
HERKESİN YOLU ACİLDEN GEÇER… 24.10.2014
N'OLUYORUZ 13.10.2014
KUTSAL BAKİRE MERYEM ANA 01.09.2014
AATD Eylül 2014 Sayısı Önsöz 31.08.2014
Mesleki Deformasyon 23.08.2014
Sahte Dergicilik 25.07.2014
Haziran Sayısı Önsöz 15.07.2014
Nasıl Bilim İnsanı Olunur 11.07.2014
İletişimin Dili 23.05.2014
Fabrika Ayarlarımızla Oynamayın 21.05.2014
ATUDER BÜYÜYOR 19.05.2014
YETER-LİK KURULU 23.04.2014
Selfie 19.04.2014
'Gündüz' bitti 'Gece' kaldı. 17.04.2014
18 Mart…Çanakkale… AZİZ ŞEHİTLERİMİZİN ANISINA… 19.03.2014
ÇOK GÜRÜLTÜ VAR… BİRAZ HUZUR... NOOLUR… 16.03.2014
NEE’TTİK…ETİK 07.03.2014
AH JENNİFER AH... YAKTIN BİZİ… 27.02.2014
JOURNAL OF ACADEMIC EMERGENCY MEDICINE 14.02.2014
SKYPE 31.01.2014
Doktor Hasta Olur mu? 20.01.2014
Bütünleşik Acil Yönetimi Çalıştayı 20.12.2013
BEYİN-SİZ ADAM 16.12.2013
Eczanedeyim... 25.11.2013
Dergicilik Sempozyumu... Ankara 25.11.2013
Rastgele...Süper Meryem... 25.11.2013
PENDİK’TE KRİTİKLEŞTİK 08.11.2013
ŞEHİR HASTANELERİ ŞİFAHANE OLSUN-MU? 05.11.2013
KRİTİK mi…? Hadi BAKALIM 22.10.2013
UUUP UZUUUUUN TATİLLER 16.10.2013
AAHH ŞU SEÇİMLER 10.10.2013
KUŞ-ADASI 29.09.2013
Doçent Olabilmek 02.09.2013
Ölmesini Bilmek 26.08.2013
İlla Edep...İlla Edep... 23.08.2013
Halep Arşına Geldi 22.07.2013
Üniversiteler Nereye… 15.07.2013
Şehr-i Ramazan 07.07.2013
Tatil 30.06.2013
İsyanım Var 18.06.2013
Durun Kalabalıklar...Nereye 06.06.2013
Titanik 28.05.2013
...ANNEM 09.05.2013
Çay Bardağı 02.05.2013
Tek Kullanımlık Hay-Atlar 26.04.2013
Kamu Spotu 19.04.2013
Allah Aşkına Dergilerimi Atmayın. 05.04.2013
Bilgi-Sizlik Toplumu 11.03.2013
UÇU-YORUM 26.02.2013
Aşk Ve Sevgi Üzerine… 14.02.2013
Dönüştük - Dönüşüyoruz 06.02.2013
Afiyet Olsun 25.01.2013
Teşekkürler Haşmet Baba 21.01.2013
Helvadan Putlar 16.01.2013
Leyleği Havada Görmek 17.12.2012
ZAYTUNG 06.12.2012
ATUDER Mecliste 30.11.2012
Oğlum Bak Gitt 31.10.2012
Kurbanın Olayım 23.10.2012
Kongredeyiz...EuSEM 2012 09.10.2012
BÜYÜK buluşma 24.09.2012
Aslında Hayat Çok Basit 16.08.2012
Hiç Mi Yok 03.08.2012
Hayata Dair - 2 16.07.2012
Acil Tıp Ve Travmatoloji Anabilim Dalı 12.07.2012
Sağlıkta Şiddet Çalıştayı 27.06.2012
Nihayet Bitti. Rektör Adayımızı Saydık 19.06.2012
Ama İstiyorum 2 29.05.2012
Kanıta Dayan-Amayan Tıp 15.05.2012
Ne Yapalım? 07.05.2012
Rektörlük Seçimleri 25.04.2012
Dr. Ersin ARSLAN 18.04.2012
Hamımız Bakü'ye Düştük 17.04.2012
Davranışçı Bilişsel Terapi 04.04.2012
Acil Servis 23.03.2012
Hay Allah 15.03.2012
Renklerin Dili 02.03.2012
C-A-B 02.02.2012
İSTİRAHAT RAPORU VERMİYORUZ…MUYUZ…? 25.01.2012
Sevgi Dili.. 09.01.2012
YENİ YIL 28.12.2011
DOKTOR 14.12.2011
Hastane Yürütme Kurulu 30.11.2011
Bu Aciller Ne Zaman Adam Olur? 15.11.2011
Bugün Bayram 02.11.2011
HAYAT 13.10.2011
Hunimi Getirin... 06.09.2011
Öyle Bir Geçer Zaman ki… 23.08.2011
Hayata Dair… 19.07.2011
Beni Affet Baba …. 22.06.2011
Hadi kongreye gidelim… 08.06.2011
Bir kongre de böyle geçti 13.05.2011
Ama İstiyorum… 02.05.2011
‘Yaz’ dediler ‘Yazayım mı’ dedim… 27.04.2011
ETKİNLİKLER
  • R E B O A  Kursu  Aydın
  • 2st İnternational Point Of Care Ultra Sound Course SonoTurkey
  • R E B O A   Kursu
  • 24. Acil Tıp Güz Sempozyumu İzmir
  • 25. Acil Tıp Güz Sempozyumu Siirt
  • Aile Hekimliği Günleri 2019
  • The Global Syrian Refugee Crisis
  • 5. Uluslararası Acil Tıp ve Aile Hekimliği Kongresi
YAZARLAR                      [Tüm Yazılar...]
AYIN MAKALESİ        [Tüm Makaleler...]
Ayhan Aköz, Kenan Ahmet Türkdoğan, Nesibe Kahraman Çetin, Selen Kum, Ali Duman, Mevlüt Türe, Ahmet Ender Demirkıran
Predicting critical duration and reversibility of damage in acute mesenteric ischemia: An experimental study




İLETİŞİM

Acil Tıp Uzmanları Derneği
Yukarı Ayrancı Güleryüz Sk. No:26/19
06550 / Çankaya / ANKARA / TURKEY
info@atuder.org.tr

Tel: +90 312 4261214
Faks: +90 312 4261244

DERNEĞİMİZ

Derneğin Kurucuları
Derneğin Amaçları
Yönetim Kurulu
Denetim Kurulu
Dernek Tüzüğü
Acil Tıp Asistan Meclisi

KURSLAR

USG Kursu
İKYD Kursu
EKG

YAYINLARIMIZ

Eurasian Journal of Emergency Medicine (EAJEM)
Journal of Emergency Medicine Case Reports

ÜYELİK

Üyelik Koşulları
Üyelik Formu

 
 
 
 LookUs & Online Makale